Kutsal Taş Hacerü’l-Esved Göklerden mi Geldi?

380 views
Hacerü’l-Esved Taşı
Hacerü’l-Esved Taşı

Hacerü’l-Esved Taşı‘nın hikayesi, Hz. İbrahim Kabe’yi tamamladıktan sonra oğlu İsmail Aleyhisselam’a “İsmail bana bir taş getirde tavafın nereden başlayacağını işaretleyeyim” der. Hz. İsmail Cebel-i Kubeys’ten bir taş getirir ve babasına verir. Hz. İbrahim taşı Kabe’nin köşesine koyar. Hacerü’l-Esved Taşı’nın yerden yüksekliği 3 arşın 4 parmaktır. Bu kadar yükseğe yerleştirilmesinin nedeni, herkesin her yerden görebilmesini sağlamaktır. Hacerü’l-Esved Taşı‘nın bir zamanlar beyaz olduğu fakat yıllar geçtikçe sürekli selamlanıp öpüldüğü için renginin kırmızımsı esmer bir hale geldiği rivayet edilir. Hz. Muhammed ve melekler ve diğer peygamberler tarafından öpülen Hacerü’l-Esved Yüce Allah’ın saltanat-ı ilahiyesine bir işaret olduğu için, hürmet, teslim ve ikrarı sembolize eder.

Hacerü’l-Esved Taşı  biz Müslümanlar için bu denli önem arz eden bu taşın nereden geldiğini veya nereden gelmiş olabileceğini biliyor musunuz?

Kur-an’ı Kerim’de de sık sık adı geçen Ubar kenti Arap Yarımadası’nın boş bölge ( Rub’ul Hali ) denen ıssız bölgedeki keşif çalışmaları sırasında varlığının kanıtlandığı düşünülmektedir. Kaynağı batılılara ait olan haritalarda Wabar bölgesi diye adlandırılan bu bölgede insan eli ile yapılmış hiçbir kalıntıya rastlanamamıştır. Sarı  ve kahverengi kumlar ile kumlar arasındaki çöküntülerden ibaret olan bu bölgedeki maddeler incelenmiş ve lavların neden  olduğu düşünülen parçaların ve oluşan çöküntülerin, volkanik değil atmosfer dışından gelen meteor taşlarına ait olduğu anlaşılmıştır.

1995 yılında Wabar bölgesine yeniden bir keşif gezisi düzenlenmiştir. Gezinin amacı yeryüzüne düşen çarpma kriterlerinin sayılarının belirlenerek istatistiklere katkıda bulunmaktı. Hava sıcaklığı gündüzleri 60 santigrat dereceyi bulan bölgede inceleme yapmak oldukça güçtü. Bu gezi modern teknoloji imkanları sayesinde ancak 10 günde tamamlanabildi. Keşif grubunun bölgeye ulaşmasından bir gün önce yağan yağmur, kumların hareketi azaltmış ve bulunan kraterlerde kesit çalışmaları yapılabilmesine olanak vermiştir.

Wabar (Ubar) meteorlarında yapılan analizler sonucu, %6 nikel, %2 kobalt ve az miktarda bakır ve iridyum bulunmuştur. Yaşları birkaç yüz ile birkaç bin arasında olduğu düşünülen bu kraterler, dünyaya çarpan meteorların, yaklaşık 300 tondan fazla olduğunu göstermektedir.

Kabe’de bulunan Hacerü’l-Esved’in Wabar bölgesinden ya da buna benzer bir yerden taşındığı, dünya dışından gelen bir madde olduğu düşünülmektedir. Hacerü’l-Esved’in yaşını 1500 den fazla olduğu düşünülüyor. Gizemli kutsal kara taşın yapısı ile bu kraterler karşılaştırıldığında gerçek ortaya çıkacaktır.