Siyaset Oyunları

138 views

Öncelikle bu yazıya başlarken Neden Sivri Dilli olduğumdan bahsetmek isterim. Açıkçası son 10 yılın siyasi gündemi maalesef iki zıt kutubun çekişmesi halinde geçti. 1980 yılı darbesi öncesi Türkiye haline geldik desem yeri var. Şu anda yaşları 18-20 arasında ki gençler bilmezler. Öncelikle yazımıza darbe öncesinden bahsetmek istiyorum.

Ülke içerisinde emperyalist güçlerin hunharca istilası yüzünden askeri yönetim ülke yönetimine el koydu. Sebebi ise açık. Sağcı-Solcu diye nitelendirilen iki kesimi birbirine düşürerek ülkeyi kaosa sürüklediler. Sonra da güya ordu göreve geldi ki artık bu kjavgalar son bulsun. Bir sağcı bir solcu asıldı ki işte gerçek ordu böyle olur mesajı verildi. Aslında durum hiçte öyle değildi. Ülkeyi emperyalist güçler rahat bırakmak istemiyordu. Çünkü türkler ne zaman serbest bırakılsa küllerinden tekrar doğuyordu.

1980 darbesinin asıl amacı siz türkler asla serbest bırakılamazsınızdı. Hep dışarıya bağlı, ekonomisi çökmüş bir Türkiye her zaman onların ideallerine uygun düşüyordu. Yaşanan bir sürü dram vardı o yıllarda. Ama şimdi ki ergenlerin rahatları çok iyi oldukları için o zamanlarda yaşananları tahayyül dahi edemezler. 80 darbesiyle ilgili diğer yaşananları daha sonra ki yazılarımda sizlere paylaşacağım.

Gelelim günümüze!!!

Bir tarafta aşırı derecede Laikliği takınan ve maalesef Mustafa Kemal Atatürkün arkasına saklanarak, Atatürkçülük adına Laiklik adına insanlara zulmeden bir grup var. Diğer tarafta ise sanki yüzyıllardır beklenen bir lidermiş gibi şu anki Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan‘a taparcasına bağlı bir güruh var. Sözlerim yanlış anlaşılmasın. İkisini de ilahlaştırmanın anlamı yok. Her ikisi de bu millet için çok şey yapmış insanlar. Ancak maalesef bu iki güruh içinde öyle insanlar var ki sadece birbirlerine zulmetmekten başka bir şey yaptıkları yok. Sadece kendi menfaatleri için Ak Partili olan yada Cumhuriyet Halk Partili olan nice insan birilerinin goygoyuna gelerek akıl almaz derece işler yapabiliyorlar.

Yıllarca bu ülkede tartışılan bir konu var… BAŞÖRTÜSÜ,TÜRBAN… Ulan kokona sanane millet nasıl giyiniyor ne yapıyor ne ediyor. Sen kendine baksana. Bu zamana kadar G*tün başın açık diye sana laf eden giyimine karışan oldu mu? Yada sırf öyle giyiniyorsun diye memurluktan mı atıldın? Hayır. Herkesin iradesi hürdür. İsteyen istediği gibi giyinir. Sözde laikçilerin sürekli gerici yobaz diyerek sırf inançları için İslamın emrettiği gibi giyinen insanları dışladığı herkesin malumu. Ancak unuttukları bir şey var ki, Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım ve eşi Latife Hanım da çarşaf giyiyordu. İnandıkları gibi yaşadılar ve bir sürü de arşiv resimleri var. Şimdi gerici, yobaz diye kınadıklarınız içine Mustafa Kemal Atatürk’ün annesi ve eşi de giriyor ki o zaman siz Atatürkçü değilsiniz. Atatürk’ü sevmiyorsunuz. Yalan söylüyorsunuz. Siz bu ülke de Atatürk adına zulmediyorsunuz. Sonra da “Tayyip Erdoğan bize kara çarşaf giydirecek” diye yaygara koparıyorsunuz. Sizin yalanınızı s*k*yim.

Kendi yaptıklarınız yüzünden muhafazakar kesim de oluşturduğunuz kin,nefret ve öfke onlara sıçradı. Sonuç onlar da sizin için bunlar Putçu. Putpesert laftası giydirmeye başladı. Yani 1980 yılında olan sağcı-solcu muhabbetine tekrar geri döndük.

Siyaset ne kadar mide bulandırıcı hal almaya başladı. Artık bu gidişat nereye gider bilinmez ama inanın artık nefret ediyorum. Ulan biraz horoz dövüşünü bırakında ülkeyi kuşatan hainlerle savaşın be. Bir dünya maaş alıyonuz. Sorun çözeceğiniz yerde sırf kıllık olsun diye maraz çıkarıyorsunuz. Neyse bugünlük bu kadar yeter. Bunlar daha ısınma turları. Devamı gelecek. Bekleyin.