1 Milyon Yıl Öncesinde 1 Gün Geçirmek

Bir sabah uyandığınızda günümüzden tam 1 Milyon Yıl öncesinde olduğunuzu fark etseniz ne yaparsanız? Diye bir soru sorsam galiba hemen “Harbiden lan ne yaparız” diye düşünebilirsiniz. Muhtemelen klasik bir türk cevabı bu olurdu her halde.

Açıkçası biraz mizahi de olsa bu yazımı sonuna kadar okumanızı tavsiye ederim. Gerçekten de bizler bir sabah uyandığımızda tam 1 Milyon Yıl öncesine uyansak galiba çok şaşırırdık. Öncelikle hayal gücünüze hitap etmek adına yazımızı okurken biraz hayal kurarsanız eminim çok eğlenceli gelecektir. Sayfa Admini olarak ben 1 Milyon Yıl öncesinde uyansam ne yapardım hadi gelin bakalım.

1 Milyon Yıl Öncesinde Ben 🙂

Muhtemelen ilk etapta “Ne oluyo Amk” diye bir tepki verirdim herhalde. Düşünsenize gözlerinizi bir ormanda açmışsınız başınızda dinazor vari bir yaratık var ve onunla göz göze gelmişsiniz. Bir köpeğin sizi yaladığı gibi yanağınızdan bir fırt almış 🙂

Ben aklımı yitirirdim her halde. Karşımda daha önce hiç görmediğim bir varlık var ve ben hiç bir şey yapamadan korkuyla karışık “abi s.çtım galiba” falan derdim herhalde.

Sonra da avazım çıktığı kadar bağırarak kaçardım. Kolumda ki saat zaman yolculuğu esnasında durmuş. Bense nereye gideceğini bilmeyen serseri bir mermi misali oraya buraya koşar dururdum. Tam hayır olamaz diye bağıracak ken (Arog filminde ki gibi) karşıma çıkabilecek bir hayvan her halde beni çok korkuturdu.

Zaman denen kavramdan bir haber sabah internet ve akıllı telefonum olmadığından gazete haberlerine bakamazdım. Aga bırak boş muhabbeti 1 Milyon Yıl öncesindesin ne telefonu interneti.

Tamam tamam devam edelim.

Öncelikle eğer hafızam yerindeyse izcilik okulunda uygulamalı olarak öğrendiğimiz ateş yakmakla işe koyulurdum.Tamam da acaba ateş bulundu mu? O zaman da sevinirdim ateşi bulan ilk insan olarak da tarihe geçerdim.

1 Milyon Yıl Öncesinde Daha Neler Yapardım

Çalı çırpıdan yakmaya çalıştığım ateşi yaktıktan sonra ilk işim yiyecek bir şeyler olurdu. Sabah kahvesi olsun isterdim ama ne yapalım artık bir dinazor yumurtası falan bulsam haşlama yapıp yemenin yoluna bakardım.

Yeme işini çözmeye çalışırken aklıma gelmişken bir de üzerimde nasıl bir kıyafet olurdu dememe gerek yok. Zaten pijamalarla gelmişiz oraya kadar o zaman yola devam.

Kuş yumurtası falan bulup ilkel yöntemlerle onu pişirip yedikten sonra asıl sıkıntı başlar ki her türk erkeği yemek arkası illa bir cigara içer. Ama cigara yok ki…

Neyse yola koyulup geceyi geçirebileceğim bir mağara aramaya çalışırdım herhalde. Kim olsa aynı şeyi yapar. Bir de yalnız başına 1 Milyon Yıl öncesinde nasıl yaşanır bilemezdim. Ne bileyim işte en azından yanımda birileri olaydı iyiydi.

Etrafı gözetlemeye çalışırken değişik hayvan türlerini de görmüş olurdum. Ne şanslı adamım be 1 Milyon Yıl öncesine gelmişim. Ohhh. Eğer ki medeniyeti ben kuracaksam her konuda bilgi sahibiyim. O zaman çok hızlı çağ atlatırım.

İyi tamam da bu sefer akla şu gelebilir abi sen nasıl medeniyet kuracan tek başına?

İşte bu olmadı. Hakkaten tek başıma nasıl bir medeniyet kurayım. Bir sürü ihtiyacım var benim. Kendi kendime Allah’a dua ederdim. Allah’ım ya beni buıradan al yada bana birini gönder diye. Yine aklıma dank diye bir soru geldi. Dua etmeyi ben biliyorum. Kral adamım var ya. Tamam işte Allaha dua ediyorum. İbadet olayı nasıl olacak kıble nerde.

Aklımda deli sorular…

Kemal Sunal gibi şimdi ben buraya niye geldim niçin geldim. Neden geldim. Bakın gördünüz yürüdüm geldim. Gelmişsem gelmişimdir. Gelmemişsem gelmemişimdir. Sahi ya ben niye geldim ki buraya?

Sonunda bir mucize Allahım sana şükürler olsun. Eşim gelmiş yanıma. Oley beeee. O da bu hayatın bir parçası. Kendimi bir anda Hz. Adem ve Havva gibi hissederdim herhalde de… Bizim hanım mı? Aga burada da mı yaaaa. Şaka şaka olsun ne var yani. Artık yalnız değilim.

Muhtemelen bundan sonra soru cevap şeklinde devam ederdi zamanımız.

Hanım : Bir uyandım ay aman ne göreyim. karşımda kocaman bir yaratık. Koca koca dişleri de var. Birde galiba çok sinirli ya regil olmuş yada hamile ben anlarım zaten. Efendime söyliyim. Ya bir şey soracağım sana biz nasıl idare edecez burada?

Ben : Ne bileyim ben hanım yapacaz bir şeyler kaç yıl geriye geldik bilmiyorum ki önce bir kalacak yer bulmamız lazım. Bir kabile falan denk gelse iyiydi.

Hanım : Ay ne o öyle kaç yıl geriye gittik falan ben anlamam. Kabilelerin evinde faklan kalamam şuradan bir taksi falan çevirde evimize gidelim.

Ben : Heee. Tamam karıcım. Biraz ileride 500T durağı var zaten oraya gidelim oradan da evimize geçeriz.

Hanım : İyi Tamam madem…

biraz sessizce yürüdükten sonra Hanımın kafaya dank dedi.

Hanım: Ya sen az önce bana ne dedin?

Ben : Ne diyim. 500T durağına gidelim dedim.

Hanım : Lan onu demiyorum. 1 Milyon Yıl öncesi mi dedin?

Ben : Günaydın canım ancak aydın. Evet biz muhtemelen dinazor çağındayız ve sen bunu ancak anlayabildin. Tebrik ediyorum seni.

Hanım : Ne yani biz şimdi 500 T durağına gitmiyor muyuz?

Ben : Canım yürür müsün. Bak şurada bir mağara var. Akşam olmak üzere biraz çalı çırpı tooplayalım. Bir tane de kuş muş bir şey vurayım da akşama yemek yapar yeriz.

Hanım : Ne mağarası ben mağarada falan yaşayamam. Kuş falan mı? ıyyy ben nefretederim etten. Biraz meyve sebze falan mı toplasak.

Ben : he canım zaten hilmi abinin manavı da şurada. Yürü adamı hasta etme başımıza bir bela gelmeden şu mağarada gecemizi geçirelim.

……

La yeter içim şişti

…….

Hikayenin devamını siz getirin artık ne diyelim. İşte böyle. Biraz ütopik bir şey oldu ama başka da yapacak bir şeyler yok. Muhtemelen mağara duvarlarına çağlar ötesinden bir şeyler yazardım.

Gecenin sonunda gözümü açtığımda evimde ve sıcak yatağımda olmanın verdiği huzuru hiç bir şeye değişmem her halde.

Herkese Mutlu Günler…

Bu yazı www.gizemlidunyam.com Sitesine Aittir. Kaynak Gösterilmeden Başka Sitelerde Yayınlamak Yasaktır.