Ölü deniz parşömenlerini kim yazdı?

Ölü deniz parşömenlerini kim yazdı?

Ölü deniz tomarları, bir kısmı İbranice bir kısmı da artık kullanılmayan Aramice ile kağıt, deri veya bakır plakalar üzerine kaydedilmiş kırk bin adet el  yazısı parçalarından oluşmaktadır. Bu parçaların bir araya toplanmasıyla tam olarak beş yüz kitap oluşturulmuştur. Hıristiyanlığın ve Museviliğin bilinen en eski yazılı kaynakları sayılmaktadır.

Parşömenlerin Bulunması

1947 şubat veya mart aylarında kesin bir bilgi bulunmamıştır. Muhammed Ahmet El-Hamid adında Bedvi keçi çobanı bu genç, kaybolan keçisini aramak için, Eriha kentinin 13 km güneyinde. Ölü Deniz’in batı yakasındaki bir tepede bulunan bir elikten taş atar ve duyduğu testi kırılma sesi üzerine mağaraya inmiştir. İndiğinde mağaranın zemininde, içinde keten kumaşa sarılı deri tomarları bulmuştur.

Testilerin ağzı sıkıca kapatıldığı için 1900 sene boyunca zarar görmeden bulunduğu düşünülüyor. Bulgulara göre bu testiler MS 68 yılında mağaraya yerleştirildiği düşünülmektedir. 1952-1956 yıllarında yapılan kazı çalışmalarında bir mağarada da bu testilere rastlanmıştır.

Bu mağaralar numaralandırılmıştır ve birinci mağara yani Kumran mağarasında bulunan tomarlardan beş tanesi. Kudüste bulunan Suriye Ortodoks Manastırı Başpiskoposu tarafından satın almıştır. Üç tomarı ise İbrani Üniversitesi Profesörü E.L. Sukenik tarafından satın alınmıştır. 1 numaralı Mağaradan çıkarılan  tomar parçaları ise mağarada aynı zamanda Yaratılış, Levililer, Yasa’nın Tekrarı, Hakimler, Samuel, Yeşaya, Hezekiel ve Mezmurlar (Zebur) gibi bazı kesimler tarafından Kutsal Yazılar arasında kabul edilen kitapların bazı parçaları ile Hanok, Musa’nın Sözleri (bu kitapla ilgili ilk bulgu burada keşfedilmiştir),

Özgürlük Kitabı (Book of Jubilee), Nuh’un Kitabı, Levi’nin Vasiyetnamesi, Tobit ve Süleyman’ın Bilgeliği gibi eserlerin parçaları bulunmuştur. Aynı zamanda, Daniel Kitabı 2. bölüm 4’teki sözleri içeren bir kısım da burada bulunmuştur (bu kısımda metin dili İbranice’den Aramice’ye geçer). Ayrıca Mezmurlar (Zebur), Mika ve Sefanya kitaplarının yorumlarından bazı parçalar da yine bu mağarada bulunmuştur.

 Ölü Deniz Tomarlarının bulunması, 20. yüzyılın en önemli arkeolojik keşiflerinden biri olmuştur. MÖ birinci yüzyıldan MS ikinci yüzyıla kadar Ölü Deniz kıyısındaki Kumran vadisine yerleşmiş olan dini topluluğun tarihçesini aydınlatmıştır. Bu topluluk Kumran topluluğu ve Esseneler olarak bilinen, dışa kapalı Yahudi bir toplumdu. ‘Zadokite belgeleri’,’Toplum Kuralları’ ve ‘disiplin el kitabı’ gibi yazılar sayesinde, kumramdaki günlük hayatla ilgili oldukça geniş bilgiler edinmesini sağlamıştır.

 

Ölü Deniz Parşömenlerini Kim Yazdı?

Ölü deniz parşömenlerinin yazarlarının bugüne dek bilinenden farklı olabileceğini gösteren kanıtlar bulunmuştur. Parşömenleri Essenilerce yazıldığı düşünülürken yapılan çalışmalar sonucu parşömenlerin MS 70’lerde Kudüs Tapınağını yok eden Romalıların saldırısına dek bölgede yaşayan Yahudi toplumlarınca yazılmış olabileceği ihtimalleri oluşmuştur.

Arkeolog Robert Cargill, yıllardır süren inanışın tersi olarak parşömenlerin tek bir Yahudi topluluğuna ait olmadığını belirtmiştir. Yahudi topluluklarınca yazılmış olduğunu dile getirmiştir.

Arkeolog Ronni Reich ve ekibi araştırmalarında, Kudüs’ün antik kanalizasyonunu ortaya çıkarmış ve kanalizasyonlar da kuşatmanın dönemine rastlanan çanak, çömlek kalıntılarına rastlanmıştır. Bu bilgilere göre Romalılardan kaçan Yahudilerin parşömenleri de korumaya çalıştığıyla ilgiliydi. En önemli bulgulardan biri ise kanalizasyonların Kumran Ölü Denize çok yakın bir mesafede olan Kidron Vadisinde olmalarıydı.

Kudüs İbrani Üniversitesi profesörü Jan Guneweg, Kumran bölgesinde bulunan tekne parçalarını kimyasal test için göderdiler. Gunewey seramik parçalarını öğüttüklerini ve ardından parçalarının gönderildikleri nükleer tesiste nötron bombardımanına uğratıldığı ve üzerinde kimyasal testler düzenlendiğinde parmak izlerine kadar bulunduğu belirtildi.

Gunewey bulunan kimyasal birleşenlerinin başka balçık örnekleriyle eşleşmediği için parşömenlerin hangi döneme ait olduğu bulundu. Ölü Deniz parşömenlerinin sadece yarısı Kumran’a ait olduğu ortaya çıkmıştır.

Schiffman bu bulguyu kabul etmeyip ‘Eğer farklı toplumlar söz konusu olsaydı, Essenileri’in ideolojisiyle ulaşmayan yazılara rastlanırdı’ demiştir. Parşömenlerin ideoloji, Mesih beklentileri, takvimsel bilgiler, kutsal yazıtlar ile Yahudi kurallarının yorumlanması açısından büyük bir uyum için de olduğunu belirten Cargill de, Schiffman’ın görüşünü savunmuştur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
Önceki yazıyı okuyun:
Saklama Rehberi

                                       ...

Kapat