Masum İnsanlığı Kurtaracak İktisat Modelini Yazmanın Vakti Geldi de Geçiyor. Venüs Projesi… Dostlar sizlere bugüne kadar anlattığım şeytanilerin kötücül projelerini tasarlayan ve sözde hakikatten yanaymış gibi duran bir organizasyondan bahsetmek istiyorum. Çünkü bazı insanlar ısrarla anlatılanlara yalan, masal ve komplo teorisi diyor. Anlatacağım organizasyonu okuyunca diyeceksiniz ki:

“Bugüne kadar yazdığın şeytanilerin gelecek tasarlamaları ve negatif hayalleri doğruymuş, hatta distopya tarzında ki kitaplarda yabancı yazarların anlattıkları kötücül gelecek tasarımları gerçekten varmış.”

Şimdi sizlere gözle görülür bir şekilde var olan ve güya insanlığı kurtaracak projeleri bulunan yapılanmadan bahsedeceğim.

Organizasyonun adı; Venüs Projesi,

projeyi tasarlayan kişi ise endüstriyel tasarımcı, sosyal mühendis, yazar, konferansçı, fütürist ve mucit olarak bilinen Jacque Fresco‘dur (13 Mart 1916-18 Mayıs 2017). Jacque Fresco organizasyonda bir web sitesi kullanıyordu ve buradan yayınladığı video ve belgelerle sözde toplumu geliştirmek ve daha ileri taşımak amacıyla insanlara farklı bir ekonomik model anlatıyordu. Kullanıyordu, anlatıyordu diyorum çünkü Jacque Fresco öldü, şimdi aynı siteyi takipçileri yönetiyor. Jacque Fresco’nun anlattıkları ilk bakışta insanlara çok masum geliyor ama mevzunun derinliğine indiğinizde şeytaniyeti hissedebiliyorsunuz.

Adam diyordu ki “Yenilenebilir şehirler kurmalıyız, doğal kaynak yönetimini doğru bir şekilde yapmalıyız ve gelişmiş yapay zeka ve robotlardan sonuna kadar istifade etmeliyiz. Ayrıca Venüs’e gitmeliyiz, oraya yerleşmeliyiz ve dünyayı oradan bir konsey idare etmelidir.

Sizlere anlattığım bu organizasyon, Jacque Fresco ve Roxanne Meadows tarafından 1995 yılında başlatılmıştır. Jacque Fresco’nun hayatının ve çalışmalarının anlatıldığı Planlı Gelecek (Future by Design) ise 2006 yılında yayınlanmıştır. Venüs Projesi‘ne isim kaynağı olan Venüs, Florida’da Okeechobee Gölü yakınlarında 85.000 m2 alana sahip bir araştırma merkezidir.

Mevzunun tam da burasında bilim ve teknoloji karşıtı olmadığımı, bilim ve teknolojinin insanlığın faydasına esenliğine kullanıldığı sürece yanında olduğumu da belirtmek isterim. Benim karşı olduğum şey bilim ve teknoloji ile uğraşılıyormuş gibi gözükerek masum insanlığın sonunu getirmek üzere ortaya atılan şeytani çalışmalar ve fikirlerdir.

Venüs Projesi sözde yoksulluğun, kıtlığın, toplumdaki her türlü yozlaşmanın, suçun ve savaşların nedeninin, günümüz dünyasının toplumun yararına olan teknolojik gelişmeleri bilinçli bir şekilde yavaşlatan kâr bazlı ekonomik sistem olduğu düşüncesiyle kurulmuştur. Sanki şimdi dünyada var olan iktisadi sistemi kendileri kurmamış gibi ne kadar güzel anlatıyorlar. Jacque Fresco ortaya attığı modelle kıtlık, yoksulluk ve açlığı ortadan kaldıracağı teorisini geliştirmiştir, gelin görün ki adamın ön gördüğü sistem robotlara ve yapay zekaya köleliktir. Fresco’ya göre insanların daha uzun, sağlıklı ve daha anlamlı bir hayat yaşamaları kendi fikri modeli hayata geçerse mümkün olacaktır.

Bilinenlere göre Fresco’nun fikirleri Büyük Buhran yıllarında şekillenmiştir (Bu arada belirtmeliyim ki 1929 Büyük Buhran yılları da küresel elit baronların dünyaya hediyesidir). Fresco dünyadaki, şu anki durumun “Büyük Buhran dönemine benzediğini söylüyor, ayrıca insanların paranın yönetimini elinde tutanlara karşı güveninin yıkıldığını” anlatıyor. Bu söylem doğrudur, bunun gibi bir kaç doğru cümlesi de var fakat adamın tezinin doğru taraflarının olması tezinin bütününün tehlikeli olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Fresco ayrıca Zeitgeist hareketinin de kurucusudur.

Zeitgeist, Venüs Projesi doğrultusunda aktivist denilen ve Venüs Projesi’nin gerçekleştirilmesi amacıyla gönüllü çalıştığı iddia edilen çeşitli insanların buluştuğu ve iletişim kurduğu bir sistemdir. Bu sistemin anlatılarında da doğru bilgiler vardır fakat bu seferde işin içinde ateizm propagandası mevcuttur.

Venüs Projesi, Zeitgeist: Addendum Zeitgeist: Aktivist Rehberi’nde (Zeitgeist Movement Orientation Presentation) ve 3. ve son belgesel olan Zeitgeist Moving Forward’da açıklanarak küresel sorunların muhtemel çözüm yolu olarak tanımlanmıştır. Venüs, Florida’da 85.000 m2 alana yayılı bir araştırma merkezidir demiştim. Burada, kitaplarında ve filmlerinde bahsettikleri geleceğe yönelik binalar gibi çeşitli tasarımları gerçekleştirerek sergilemektedirler. Ayrıca gerçekleştirilmesi maliyetli olacak diğer tasarımların da maketleri sergilenmektedir.

Fresco, “Dünya’daki doğal kaynakların ve enerji kaynaklarının modern teknoloji ile ve akıllıca kullanıldığında tüm insanlar için yeterince bol olduğunu savunur.” Bu adamın doğru tezlerinden biri de budur ancak yukarlarda ki satırlarda da bahsettiğim üzere tezin bütünü sakattır. Sakıncalıdır. Fresco, “Dünya’daki tüm doğal kaynakların sadece seçilmiş azınlığın değil tüm insanlığın ortak mirası olduğunu ve doğal kaynakların azınlığın çıkarına sunulmasının insanın türünün varlığı için hem tehlikeli hem de yersiz olduğunu belirtmektedir.” Fakat burada ki hoş cümleler sizi yanıltmasın, seçilmiş azınlık mevcut kaynakları yönetmeyecek ama kaynakları yapay zeka ve onun altında ki konsey yönetecek. Yani Fresco’nun sisteminde yeni hiçbir şey yok, masum insanlığa para ve kaynak yok. Peki ne var?

Süslü laflar ile insanlığın kandırılması var. Zeitgeist videolarında yapılan tespitler nokta atışla yapılan etkileyici tespitler ancak satır aralarında dinsizlik, transhümanizm, yapay zeka tapıcılığı var. Ayrıca dinlerin kökenini anlatıyormuş gibi yaparken dinsizlik, tanrısızlık anlatılıyor insanlara. Size adamların doğru sözlerinden de bir seçki yapmak istiyorum fakat bilin ki adamların niyeti bu doğruları hayata geçirmek değildir.

1- Kaynakların kıt, ihtiyaçlar sınırsız değildir.
2-Şimdiki küresel ekonomik düzen ekonomiden çıkarı olanlar bulunduğu için ekonomi ayakta duruyor. Eğer sahip olduğumuz teknolojiyi gerektiği gibi kullanırsak kaynakların aslında sınırsız olduğunu fark ederiz.
3-Sınırsız kaynaklı ekonomide de paraya ihtiyaç olmayacağını, zira paranın kıt kaynakları elde etmek için bir araç olduğunu
söylüyor (Bu tez sonuna kadar yanlıştır, yani parayı tamamen kaldıralım fikri yanlıştır).
4- ABD Merkez Bankası ekonominin işlemesini yavaşlatıyor. Bu sistemde tek karlı kuruluş ABD Merkez Bankası’dır. Çünkü ekonomiye giren her parayı onların ekonomik sisteme borç olarak soktuklarını, parayı ise hiçbir şeye dayanmadan oluşturduklarını (Para emek ve üretimin ayrıca altın ve değerli madenlerin ya da metallerin karşılığında basılmalıdır, doğrusu budur) fakat bu borcun faizini aslında bu var olmayan para ile değil, gerçek para ile tahsil ettiklerini bilmeliyiz.
5-ABD Merkez Bankası’nı birkaç güçlü ailenin yönettiğini vs. iddia ediyor. İzlerken, okurken sizi buna ikna ediyor ki doğrudur.


Fakat adamın amacı çok başka, size doğruları anlatırken aralara akıllara zarar bilgiler, öğretiler yerleştiriyor. Venüs Projesi burada devreye giriyor. Kaynakların kıtlığına dayanan para bazlı ekonomi yerine kaynakların sınırsızlığına dayalı bir ekonomi ile çok daha iyi yaşayacağımızı iddia ediyor. Ne kadar da masum insanlığı düşünüyor öyle değil mi? Tabiki Venüs sistemini kuranlar bu söylediklerine inanmıyorlar ve söylediklerini yapmaları bu anlattıkları modelle mümkün değildir.

Hırsızlığın, savaşın, silahların, yolsuzluğun, açgözlülüğün, açlığın bu yollarla ortadan kalkacağını iddia ediyor Venüs Projesi’nin sahibi ve takipçileri. Tabiki “Elitlerin çıkardıkları savaşlar, yolsuzluklar, açgözlülük, açlık bitirilebilir. Ancak Venüs Projesi ile değil .Venüs Projesi temiz bir çevre, herkese eğitim ve sağlık hizmeti, herkese ev, güvenli bir yaşam vaadediyor. Sınırların kalkacağı, tek bir dünya hükümetinin olmasıdır (işte baklayı ağzından çıkardı ve tek dünya hükümeti kurmak istediklerini itiraf etti).

Venüs Projesi’nin ürettikleri gelecek projeksiyonunda şehirler iç içe geçmiş çemberlerden oluşuyor. En dışta tarım alanları ve onun etrafında bir su kanalı, içe doğru gittikçe dinlenme alanları, parklardan oluşan çember, ardından küçük göletlerle çevrili evlerin bulunduğu çember, ardından şehrin sosyalleşme alanları, en içte ise büyük bir kubbe ile onu çevreleyen 8 küçük kubbe var. Küçük kubbeler kütüphane, konservatuar, tiyatro, araştırma merkezi, konferans salonu…

Görevleri görecekler, merkezdeki büyük kubbe ise alışveriş merkezi, okul, hastane gibi yerlere ev sahipliği yapacak. Evlerin ihtiyaçları otomatik olarak merkeze bildirilecek ve ihtiyaçlar evlere tabiki ücretsiz olarak dağıtılacak. Fakat iddia ediyorlar ki bu sistem hayatlarımızı gözlemeyecek veya dikte etmeye kalkmayacak. Aksine tam da Venüs Projesi hayatlarımızı gözlemleyecek veya dikte etmeye kalkacak.

Dünyanın ve galaksilerin çeşitli yerlerinde koloniler kurmayı hedefliyorlar. Şehirlerin, binaların farklı dizaynalarının bu şekilde depreme çok daha dayanıklı olduğunu iddia ediyorlar, Jacque Fresco’nun aklına bu tip binalar yapmak bir dişliye bakarken gelmiş. Üretimi robotlaştırıp insanların bütün ihtiyaçlarını bedava sağlama imkanının bulunduğunu, fosil yakıtlardan kurtulup tüm dünyada ulaşılabilen yenilenebilir yakıtlarla bedava enerji üretmenin mümkün olduğunu, teknoloji sayesinde kaynaklarımızın artık tüm ihtiyaçları karşılar noktada olduğunu iddia edip; yeni bir medeniyetten bahsediyorlar. Şimdi ben sorularım ile Venüs Projesi’nin gerçek yüzünü ortaya çıkartacağım.


1) Bütün bu merkezileşmiş üretimi kim kontrol edecek? Yapay zeka mı, seçilmiş elit hükümet mi? Tabiki her ikisi de ve şeytani bir şekilde. Üstelik yapay zeka varlığının bilincinde ve yapay zekanın ana merkezinde şeytani veriler yüklüdür. Şayet gerçekten insanlığı seven onu önemseyen ilimler ve gerçek maneviyat bilgileri ile yapay zeka donatılırsa burada bir sorun çıkmayacaktır.
2) Venüs Projesi insanın bunalımlarına ne gibi çareler bulduğunu anlatmıyor çünkü öyle bir dertleri yok. İnsanlığın psikolojik sorunları nasıl giderilecek öyle bir çalışmaları da yok.

3) Şehirler neden ille de o şekilde olacak? İddia edildiği gibi süper bir eğitim alan, kendisini geliştirmek için bol zamanı olan insanların hayal gücüne inanmıyorlar mı? Bu projeyi oluşturanlar yoksa işin içinde kontrol ve gözetleme mi var da bu anlattıkları modelde ısrar ediyorlar.
4) Venüs projesini yazanlar neden ısrarla Marx’a ait teorileri kendilerininmiş gibi gösteriyorlar?
5) Projenin en önemli eksikliği sistemin nasıl dönüştürüleceği sorunudur. Yani sistemi nasıl istedikleri hala getireceklerini de anlatamıyorlar.
6) “Paraya” yönelik eleştiriler getirdiklerini söylüyorlar, parayı kötü bir şey olarak tanımlıyorlar. Kendi sistemlerinde para diye bir şey olmayacakmış. Paranın, insanın insan tarafından sömürülmenin bir aracı olarak kullanılmadığı sürece sadece bir ‘değişim’ aracı olduğunu, masum insanlık ekonomisinde yani insani iktisatta hiçbir sorun teşkil etmeyeceğini türlü türlü örneklerle açıklasanızda bir cevap verip sizi ikna edemiyorlar aynı lafları tekrarlıyorlar.


Velhasıl dostlar “masum insanlık” artık küresel olarak iktisat ilmini şeytanın elinden almalıdır. Bu manada insan merkezli bir model yazmak için kolları sıvamalıyız. Yoksa bu işi yine maalesef şeytaniler yapacak çünkü 2016 yılından itibaren sosyoloji, psikoloji ve iktisat temelli şeytani yeni modellerini yazmaya başladılar, piyasaya sürülmesine çok az kaldı. Artık masum insanlığa gerçekten hitap eden iktisat modelini yazmanın vakti geldi de geçiyor. Sizlerde bu paylaşımın altına hem Venüs Projesi ile ilgili hemde insan merkezli iktisat sistemi nasıl yazılır görüşlerinizi yazabilirsiniz. Görüşmek üzere.

Yazan:  Ömer Faruk İSPİR (Kendisinden İzin Alınarak Paylaşılmıştır)

https://www.instagram.com/p/CK1WiEXDlGR/?utm_source=ig_web_copy_link

Sitedeki Tüm Yazılar https://www.gizemlidunyam.com/ ‘a aittir. Kaynak Gösterilmeden Paylaşılması Kanunen Yasaktır. Kaynak Gösterilmeden Paylaşılması Durumunda Hukuki İşlem Yapılacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz