Arkeoloji Nedir?

80 views

Arkeoloji, dünya üzerinde var olup yaşayan geçmiş medeniyetlere ait kalıntılarını inceleyerek,kültürel,sosyal ve hayat tarzlarını ortaya çıkaran bir bilim dalıdır.

Bu yaptığımız tanım bile aslında arkeolojinin tam anlamını taşımamaktadır. Her bir çağın ünlü bilim adamları bile arkeolojiyi farklı yorumlamışlardır. Kimi tarihçilere göre arkeoloji sadece Roma tarihini inceleyen bir bilim dalı , kimi tarihçilere göre ise tam aksine Yunan tarihini inceleyen bir bilim dalı. Ancak günümüzde arkeoloji yapılan kazılarda ortaya çıkarılan tarihi eserleri bizzat inceleyerek medeniyet ayırt etmeden geçmişten günümüze ışık tutmaktalar.

Bilim dünyasında arkelojiyi 2 gruba ayrılmıştır. Birinci grup olan Paleontoloji; tarhi öncesinde yaşayan varlıkların kalıntılarını inceleyerek onların vücut yapılarına göre yaşadıkları bölgenin yaşam tarzı ve yaşadıkları çağa ait bilgileri bizlere göstermektedir. Paleontoloji M.Ö 3000 veya M.Ö 4000 li yıllara ait kalıntı ve buluntuları incelemektedirler.

Arkeoloji ise milattan sonraki veya Milattan önce 2999 ile milattan sonra 2016’ya kadar ki zamanı inceler. Arkeoloji bir çok bilim ile birbirine bağlanmış adeta bir içerik yönetimli bir web sitesini andırmaktadır. Örnek verecek olursak Coğrafya… Bir medeniyetin hangi coğrafyada yaşadığını, o bölgenin iklim koşullarını, yaşadığı coğrafyanın bitki örtüsü, geçim kaynağı vs. gibi konuları bilmeden geçmiş toplumlara ait bilgilermiz maalesef çok eksik kalabilir.

Yine arkeolojinin olmazsa olmazı arasında yer alan anropoloji yani insan bilimi. İnsanların yaşadıkları topmlum içerisinde ki konumu, toplumun yönetim şekli, dinsel öğretileri, düşünce tarzlarını yansıtan antroploji,  arkeolojinin sımsıkı bir bağ ile bağlandığı bilim dallarından biridir.

Epigrafi yani yazı bilimi de arkeolojinin en fazla kullandığı bilim dallarından biridir. Çünkü yazının icadı ile başlayan yazılı tarih günümüze kadar süregelmekte ve insanların ne tarz yazılar kullandığını gözler önüne sürmektedir.

Arkeolojik bir eseri sağlıklı bir şekilde ortaya çıkarabilmek için belli başlı safhaların yerine getirilmesi gereklidir. BU safhaları dört madde halinde inceleyelim;

1- Keşif : Kazı yapılacak alan ile alakalı tüm bilgi ve belgelerin toplanarak tarihi esere ait kalıntının varlığından emin olunması gerekmektedir. Doğru bir keşif önemlidir. Aksi halde karşımıza çıkabilecek türlü olumsuzluklar bizim hayatımıza bile mal olabilir.

2- Kazı : Bundan 50 sene önceki arkeologların tamamına yakını tarihi eseri bulup onların üzerinde bir araştırma yaparlardı. Ancak günümüzde eserin tarihi ve çevresindeki toplumsal faaliyetleri hakkında detaylı bilgi edinilmeye çalışılmaktadır.

3-Kazıdan Sonraki İnceleme : Bulunan tarihi eserin hangi yıla ait olduğunu,kimler tarafından kullanıldığını, hangi şekilde toprak altında kaldığını hülasa herşeyi incelemek gerekmektedir.

4- Korunma: Belki de en önemli durumlardan biri. Çünkü kaçak definecilikle ve günümüz hırsızlık olayları yüzünden mutlaka bulunan tarihi eserin sağlam bir koruma altına alınması gerekmektedir.

Arkeoloji çalışmalarının başladığı dönem pek bilinmemektedir. Ancak rönesans döneminde sanat tarihi ile birlikte arkeolojik çalışmalar yapılmıştır.

Günümüzde arkeolojiyi sadece toprak üzerinde ki buluntuları inceleyen bir bilim dalı olarak görmekteyiz. Ancak arkeoloji sadece toprak ile değil bir de sualtında olan tarihi nitelikteki eserleri de incelemektedir. Dalgıçların yardımlarıyla gün yüzüne çıkarılan buluntular da yine arkeolojinin temel ilgi alanlarından biri olmuştır.

İnsanlık tarihi sürekli bir bilinmezlik ve yeni keşiflerle dolu. Mesela hâlâ Mısır’da bulunan piramitlere ait bilinmeyen bir çok gizem var. Yine su altında ki kayıp şehir Atlantis olarak nitelendirilen medeniyet henüz keşfedilebilmiş değildir.

Bu yazı dizimizde sizlere arkeolojiye temel bir giriş yapmak istedik. Daha sonraki yazılarımızda arkeolojinin henüz bilinmeyen bir çok yönünü sizlerel paylaşacağız. Tabi ki bu zamana kadar ortaya çıkarılan tarihi kalıntıları da unutmamak lazım.